Küresel Zulme Karşı: Birlik Ve Beraberlik

Düşünün ki bir yaz mevsiminde kuraklık bölgeyi epey bir sarmış. Ekilen ekinlerin, tohumların tarım arazilerinin hiç olmadığı kadar suya ihtiyacı var. Siz de yağmur bir türlü yağmadığı için dediniz ki; Mahallemizde ki imama bi gidelim mahallece topyekûn bir yağmur duasına çıkalım.
Nitekim gittiniz söylediniz, ancak İmam efendi de köyse köy, mahalle ise mahalle, belde ise belde fark etmeksizin kendi bulunduğu bölgenin durumuna, haline, ahvaline bakıp önceden bir takım şartların yerine getirilmesi için birkaç şey söyleyecektir.
Mesela yağmur duasına çıkmadan önce İmam Efendi diyecek ki;
Ey ahali, bizim içimizde fakirlerimiz var, yardıma muhtaç insanlar var, gelin önce bu fakirlerin elinden tutup bunlara sadaka verelim, yardıma muhtaç insanların yüreklerinden tutup ihtiyaçlarını giderelim.
Bu yardıma muhtaç insanların elinden tuttuktan, yardım elini uzattıktan, sadaka-i cariyeleri yaptıktan sonra bu sefer de imam efendi yine diyecek ki;
Ey ahali Rabbimizin huzuruna çıkamayacağımız kadar günahlarımız var, içimiz de bir birimizin yüzüne bakamadığımız küslerimiz var, gelin hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılalım. Günahlarımızdan nedamet duyalım. Yapıp ettiklerimize karşı Rabbimize tövbe edelim. İçimizde ki küslerimizi de barıştıralım.
Günahlarımıza karşı pişmanlık tövbelerini yapıp küslerimizi de barıştırdıktan sonra İmam Efendi bu sefer de diyecek ki;
Ey Ahali gelin üzerimizde ki kibirle bezenmiş elbiselerden, şatafat ve gösterişli aksesuarlarımızdan arınalım, mütevazı elbiselerle, gösterişsiz kıyafetlerle birimizin bir diğerinden üstünlüğünün olmadığının şuuruyla, vakur adımlarla yağmur duasına çıkalım. Ellerimizde şemsiye yüreklerimizde taşan inançla, günah yüklü mahcubiyetimizle el açıp yalvar yakar dua edelim. Ve nitekim dualar edeceğiz, umulur ki Rabbimiz duamıza icabet etsin. Bu mesele nasıl ki böyle ise, nasıl ki yağmur duasına çıkmadan evvel bir takım koşulların yerine getirilmesi icap ediyorsa, bakınız bizim de Müslümanlar olarak yeniden bir sulanmaya ihtiyacımız var. Çoraklaşmış kalplerimizin tekraren filizlenmesi için, gözyaşlarıyla sulanmış gönüllere ihtiyacımız var.
Peki, bizimde yerine getireceğimiz şartlarımız yok mu?
Müslüman, Müslümanın örtüsüyle, giyim kuşamıyla uğraşırken gayri Müslim devletler ne yapıyor?
Nerede bir zulüm ve gözyaşı varsa bakıyorsunuz yine orada akan bir Müslüman kanı var. Ve maalesef bu devletler kendi aralarında büyük bir dayanışma sergileyip önce savaş gemilerini yolluyorlar, uçak gemilerini yolluyorlar, açık açık tehdit edip en ağır bombalarla saldırıyorlar. Müslümanlarsa kâfirlerin harap edip yok ettiği yerlere, insani yardım adı altında bebek bezi, bebek maması vs yolluyorlar.
Daha kendi içinde bütünleşemeyen birleşemeyen Müslüman, kâfire karşı savaşı göze alabilir mi?
İmam efendinin yağmur duasına çıkmadan evvel ki şartlarını bir kez daha gözden geçirelim. Gelin, hep beraber kendi içimizde çoraklaşmış gönüllerimize seslenelim. Hep beraber sadaka-i cariye yarışına girelim, günahlarımıza karşı nedamet hissiyle Nasuhi tövbeler edelim, bölük pörçük Müslümanlıktan çıkıp birlik ve beraberlik ruhuna bürünmüş, Kur’an-i tabirle Bünyân-ı Mersûs zırhını kuşanalım. İçimizde ki ayrılıkları, aykırılıkları, anlaşmazlıkları, kırgınlıkları, küskünlükleri bir kenara bırakalım. Hep beraber Allah’ın ipine sımsıkı sarılalım. Gelin hz. resulullahın bir hadisinde buyurduğu gibi, Müslümanlar bir vücudun azaları gibidir, nasıl ki vücudun bir yeri ağrırda diğer organlarda o rahatsızlığı hissediyorsa işte Müslümanlar da bir belaya uğradı mı diğer kardeşinin bunu yürekten hissedip ona el açması lazım. Gelin hep beraber üzerimize düşen vazifeleri yerine getirelim, umulur ki Rabbimiz çoraklaşan yüreklerimize merhamet yağmurlarını yağdırır, vicdanlarımıza nedamet tohumları eker, kalplerimizi kâfire karşı öfkeli, Müslümanlara karşı ise merhamet yuvası yapar. Bu şartlar hâsıl olduktan sonra kavli ve fiili dualarla sefere çıkalım.
Sefer bizden zafer Allah’tan.

Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top