İçimde Büyüyen Sessizlik 2

İçimde büyüyen se(n)ssizlik…
Bazen insan kendini unutmaz evet ama buna rağmen eksik hisseder.

ff
İnsan bazen de İçsel yalnızlık ve sessizlik içinde yürürmüş…

Caddeler de insan seline benzeyen kalabalık…
Her yüzde farklı bir hikâye ve birbirine çarpan hayatların kulak tırmalayan uğultusu…

Elbette bunca gürültünün ortasında kendini unutmamak kolay değildi.
Ama daha da zor olan şey ise, kendini hatırladığın halde sessiz kalabilmekti.

Bu sessizlik aslında insanın içinde farklı çağrışımlarla bozuluyordu.
Boşluğu döven sessiz çığlıkların ürkütücülüğü,
içimde büyüyen kelimelerin dile gelmeyen ağırlığıydı.

Sükûneti muhafaza edebilmek kolay değildi elbette ve fakat o sessizlik damla damla ruhumu kurutuyordu…

Öyle ki kendi içimin çölünde susuz kalmış bir bedevi gibi
kelimelerle seraplar arıyordum.

Aramak;
kendini unutmamak ile kaybet arasında gittikçe incelen kırılgan bir çizgi gibiydi.

Her yönü karanlığa koşan bir yolun dar geçitlerinde sıkışmak…

Dönsem aynı yere varacak korkusu,
devam etsem bir çıkışa değil,
içimde her adımda daha da kapanan bir kapıya yürümek gibiydi.

Günler geçiyor, ıssız geceleri rüzgârlar savuruyordu.

Yalnızlık, heybeti korku salan ordular gibi kalabalıklar oluşturuyor,
her sessizlik kendi askerini taşıyordu.

Ve ben, görünmez bir savaşın ortasında
kaybolan ruhumu yetim kalmış kelimelerle arıyordum.

Devamı gelecek
kim bilir belki de bulduğumda …

Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top