Bir Zaman Boşluğu

Takvimden yapraklar eksilirken,
Zaman ç/alabildiğince…
Günler olabildiğince
Her gün biraz daha azalıyordu ömürden.

Unutmuş sandığı her ne varsa dirilirken!
Yeniden,
Bir bakışına bin can verebilir,
göz bebeklerinde boğulabilirdi.

Gerçekten Şairin dediği tarife uyuyordu;
“Bir bakışın ölmem için yetecek!”
Yetmiyordu hiçbir şey,
Sevda bile sonsuza aralanırken…

İçinde çırpınan heyecan zirvedeyken
Ne ki, yüreğini ortaya koymuş bir adamın,
Yürek yangınıydı bu
bir çift gözde kavrulurken!

Sanki her şey yandıkça güzelleşiyor,
Sanki içinde iklimi sevda olan yeni bir dünya oluşurken,
Gözlerini ilk defa açmış bir bebek gibi, Şaşkın!
Ve şehla gözler bu kalbi öldürürken.

İşte tüm sözler yeni bir anlam inşasında,
Tüm hisler bir çığ yamacında
Bak! Yüzünde masumiyet yeşerirken,
Bir gözün tesirinde bir alem diriliyor yeniden.

Şimdi içinde kopan fırtınaları dindirecek,
semasını aydınlatan alevleri dizginleyecek,
her kelimesi yeni bir çağ aşacak,
bu hırçın dalgaları,
bu bitmez medcezirleri nihayetlendirecek
Gözlerdi tüm bunları bitirecek.

Yine kalsın yerinde bütün ümitler
Bir zaman boşluğunda,
Bastırılması güç duyguların helezonik heyecanıyla
Tüm anlamların içinde öldüğü,
Tüm manaların onda yeniden dirildiği,
Bir hayalden çok,
bir hayatın cana değdiği
Nihayetinde,
Şehrin ötesinde bir hayat
ve bu hayatın içinde benzersiz bir şehir gibiydi gözleri.

Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top