Türk Telekomla İnternet Serüveni

Bir şeyler yazmayalı uzun zaman oldu, sınavlar mülakatlar işler güçler derken süreç uzadıkça uzadı ve elhamdülillah kazanmak nasip oldu. “Geç olsun güç olmasın” der büyüklerimiz. Fakat biz bazen “güç olsun geç olmasın” Deyip isteklerimizin hemen anında olmasını isteriz, Arzularımız bunun için kaçınılmaz bir haz ve istekle dolmaya başlar ama sonunu düşünmeden yaptığımız işlerin büyük çoğunluğu hep hüsranla neticeleniyor. https://i.hizliresim.com/z3X1v7.jpg
Bunun örneğini yakın zamanda yaşadığım bir olayla örneklemek isterim.
Şöyle ki;  atandığım ilçe Karadeniz bölgesinde küçük bir ilçe, lojmana internet bağlantı hattı kurmak istedim, bunun için Türk Telekom’a müracaat etmem gerekiyordu fakat Telekom ilçe de bulunmadığından Türk Telekom adına işlem yapan bayilerine gittim, öncelikle lojmanın bulunduğu yere sistemden bakıp internet bağlatabileceklerini söylediler. Kaç megabit olduğunu sordum? onaltı dediler. Vaybe sevinmiştim… Bunun için prosedür kısımlarını hallettik, ertesi gün ekiplerin gelip bağlayacakları üzere anlaşıp çıktım…
Doğru lojmana…
Ertesi gün oldu, Akrepler yelkovanları kovaladı, dakikalar saatlere dönüştü. Saatler nihayet günü geceye kavuşturdu ne gelen oldu ne giden… Efendim meğerse bizim gün, günlere gebeymiş… Derken,
Ertesi günden bir sonraki gün, doğdu nihayet aradım bayiyi hani geleceklerdi dedim, “Efendim bugün gelecekler bugün gelemezseler yarın kesin gelecekler…” Sözde gelecekleri gün, günlerden Salıydı, Salı sabredip Çarşamba aramıştım. Ya Çarşamba geleceler ya da Perşembe kesin burada olacaklardı, tamam deyip kapattım.

Günler geçe dursun geleni bırak telefona bakan yok!
Nihayet cumartesi aradım “bugün gelemezseler pazartesi gelecekler…” Çok safiyane duygularla, “iş”tir aksar diye düşündüm, tamam deyip kapattım telefonu. Pazartesi işlerim vardı memlekete gitmem icap etti, izin alıp beş günlüğüne memlekete gittim, giderken de bayiye uğrayıp gelmemelerini benimde işlerimin olduğunu bu nedenle memlekete gideceğimden ötürü evde olamayacağımı bildirdim. Tamam dediler “Siz gelmenize iki gün kala bizi arayın girişinizi tekrar yapalım siz gelir gelmez internetinizide bağlatmış oluruz sorun yaşamazsınız” dediler. Sevindim yine tamam deyip ayrıldım.
Memleketteki işlerimi halledip dönmeme yakın aradım, telefona kimse bakmadı birkaç defa daha arayıp daha fazla sıkboğaz etmek istemedim tekrar görev yerine vardığım da gidip giriş işlemlerimi başlatmak üzere bayilerine gittim… “Girişinizi yaptık gelip bağlayacaklar” dediler…
Tekrar ayrıldım… Geldiğim gün yine takdiri ilahi günlerden salıydı… Tarih mi tekerrür ediyor yoksa ben mi dejavu yaşıyordum bilemiyorum ama gerçek olan buydu… Resmen leylasına hasretle kavuşmak isteyen mecnuna dönmüştüm bekleye bekleye… Bekle ki gelsinler, Bu süre zarfında birkaç defa daha aradım yine telefona bakan olmadı. En son cumartesi telefonun yarım yamalak “edge” de çeken internetiyle Türk Telekom müşteri hizmetlerinin internet sayfasından numaralarını alıp aradım,
“umut fakirin ekmeği” neyse, hanımefendinin uzatmış olduğu yardım eli içimde ki o karamsarlığı aydınlatacak ışık olmuştu.

Şükür…

İnternet bağlatacağımı söyledim. Ancak bu bağlantı mevzusunu da baştan sona belirttim, kontrol ettiklerinde adıma herhangi bir giriş yapılmadığını söylediler “biz buradan girişinizi yapalım müsait olduğunuz bir güne de randevu ayarlayalım kurulumda bir sıkıntı yaşamazsınız”  Kaç megabit diye sordum? “Sekizden başlayalım yeterli veri sağladığımızda hız yükseltmesi yaparız.”

Eyvallah!…

Salı gününe de randevu aldım, telefonu kapattım kafam rahat. Olay bu kardeşim, sen sağ ben selamet! Yok, bugün. Yok, yarın yok ertesi gün derdinden kurtulmanın rahatlığıyla salıyı bekledim.
Günlerden Pazartesi. Doğruca bayinin yolunu tuttum. Niyetim sekaratta olan derdimize daha fazla dert katmadan orada rahmete veya selamete (ne derseniz artık) erdirtmek.
Selam kelamdan sonra hali ahvalimizi sıraladık…  “giriş yapmamışsınız! Verdiğim evrakları da iptal edin, bu fakir Türk Telekom’u arayıp halletti gelip bağlayacaklar dedim. Karşı tarafta “çıt” yok. Oradan ayrıldım peşi sıra telefonlar arayan arayana… En son bayinin bölge müdürü aradı, Biliyorum okurken bile saç baş yoldurur ama daha bitmedi neyse ki yolu yarılamışız.  Müdür beye olan biteni anlattıktan sonra “ben bizzat ilgileneceğim” dedi her ne kadar da bunu istemediğimi gerekli yerlere müracaatımı yaptığımı söylesem de.

Günlerden Salı: Çok şükür sabahın erken saatlerinde arayıp “müsaitseniz gelip internet bağlantınızın kurulumunu yapacağız” Büyük mutluluk duydum. Bu illetten bir an önce kurtulmanın sevinci mi yoksa internet bağlantısının kurulacağı sevinci mi çok geçmeden aydınlığa kavuşacaktı.

Ömür geçe dursun…

Ve Geldiler, vallaha geldiler, inanamadım! Hakikatten onlardı, evet evet geldiler… Nihayet gelmişlerdi… Gerçekten gelivermişlerdi. Ve en sonunda bana da geldiler… Bunca olandan sonra bana da gelmemeleri büyük ayıp.
“İnternet bağlantınızı kuracağız “ama” santral buradan epey uzak.”
(Muhatap aldığınız kişinin cümlesinde “ama” varsa sizinde içinizde bir “aman!” hemen oluşur.)
En fazla dört-beş megabit hız gelir. Olsun bunca zahmetten sonra gelsin de dört – beş megabit olsun.
Kurulum yapıldığı esnada modemin “power” ışığından başka hiç bir ışık yanmadı, Hadi buyur bir de buradan yak! O kabloyu değiştir bu kabloyu tak, o portu değiştir bu porta tak…
Sonuç: Sıfır modem üretim hatası çıktı.  Bana mı denk gelir?

Yeni bir modem istettiler o vakit şunu düşündüm: Acaba bu internet hayra alamet değil mi? Bütün olumsuzluklar peşi sıra birbirini takip ediyordu… Tıpkı efendimiz s.a.v mi takip eden süraka bin malik gibi, sürekli atından yere düşmesi ve bu defalarca tekrarlanınca nihayet bunun hak üzere bir iş olduğunu anlaması keza efendimizin huzurunda da bu işten vazgeçtiğini söylemesi gibi…
Musibetler yol gösterici olur kimi zaman… 
Bizimde böyle bir şey olsa gerek, hep olumsuzluk! Bir an vazgeçsem de artık bunca şeyden sonra üstelemedim yeni modem geldi taktılar. Bu defa da internet yok, merkezi aradıklarında ise sistemde yaşanan bir problemden ötürü öğleden sonraya kaldı… Neyse “Modeminiz açık kalsın öğleden sonra biz modemle bağlantı kurarız internetiz bağlanmış olur… “

 Eyvallah!

Güle güle…
Hülasa internet bağlantısını öyle böyle, eninde sonunda, zorda olsa kurmuş olduk.
Haydi, bismillah! googleye giriş yapayım dedim iki dakikamı aldı şaka mı bu ALLAH’ım… Bir haber sayfası ortalama yedi dakika…
Whatsapp üzerinden üç mb’lık bir veriyi indirmez durumda…

Yok artık!!!

Düzelir sabret bakalım, iki gün geçti vaziyet aynı vaziyet! Müşteri hizmetlerine müracaatımız başladı, yarım saat süren durum izahatından sonra yapılan kontrollerde “hattınızda bağlantınızın yavaş olduğu tespit edilmiş, arıza kaydınız oluşturulacak 48 saat içinde de ekiplerimiz gelip bakacak”

Eyvallah!

Gelen arıza ekibi daha önce gelen kurulum ekibiydi. Yapılan incelemelerde “kablolarda bir paralelliğin olduğunu ve bu kablo ekibinin başka bir ekip olduğu bunun için biz gerekli maili gerekli yerlere bildireceğimizi… … … Sizde İl’e gittiğinizde durumu iletin blaaaa blaaaa blaaa…”

Çek bakalım bir eyvallah! Daha. İL, ilet, oldu bize çilekeş bir illet!

Efendim en sonunda İl’de ki Türk Telekom’a gittim tek tek durumu anlattım, arıza kaydı oluşturdular. 48 saat içinde ne gelen oldu ne giden, “arızanız giderilmiştir” diye bir mesaj aldım…
Umut fakirin ekmeği bilgisayardan tekrar gerekli kontrolleri sağladım, değişen bir şey yok. Sözde bize sunacakları sekiz megabitlik hız, hız testinde 0.3  kilobayt 🙂
– Alo: Müşteri hizmetleri
– Ben müşteri… Bu gidişle müşteri, size olur müşteki! Aha da yazdım buraya.

Tekrar kontroller sağlandı, tekrar bir arıza kaydı oluşturuldu, baktık ki çare yok bu defa tekrar ile gittim, iptali için nasıl yapabiliriz diye… “teknik sebep”lerden ötürü dilekçe yazdık, gerek il ve gerekse de müşteri hizmetlerinde yaptığımız görüşme de teknik sebeplerden ötürü yapılan iptallerde taahhüt bozulmalarında cezai ücret ödenmiyor…

Çek bir eyvallah! Daha…

Ertesi gün bin bir çile, bin bir zahmetle kurmaya çalıştığımız internetimizi törensiz iptal ettik.
Bitsin mi? Az kaldı. 🙂
Elhamdülillah kurtuldum derken bir baktım ki “390” tl’cik bir ücret yansıtmışlar…
Bu da nesi? tekrar müşteri hizmetlerini aradım, nazik hanımefendilerden biri daha bir yardım eli uzatır oldu, bu defa şikâyet oluşturdular. Bir hafta geçti yanıt yok, tekrar aradım bir şikâyet daha oluşturdular. Ondan da yanıt yok…

Bekliyoruz… Mağduriyetler silsilesi yaşayan bu fakirin borcunu mu silerler yoksa iş tüketici hakem heyeti ile başka bir serüvene mi sürüklenir ALLAH ömür verirse göreceğiz. 🙂

Güncelleme (03.06.2017)

Not: Bugün yapılan son görüşmede 265.80 tl ücret yansıtılmış.
Artık ne diyelim bu da ahirete yatırım olsun …
Vesselam mead dua

Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top