Kimi eskiler vardır her zaman tazeliğini korur, kimi yeniler vardır ve dahi o anda bile eskiyip gitmiştir.
Kimi eskiler vardır, yıllar geçtikte değerine değer katıp birer antika olurlar ve asla yerleri dolmaz. Tıpkı bunlar gibi eskimeyen eskiler de vardır, her daim yenidirler. Her daim tazedirler, her daim canlıdırlar.
Eskidirler ama eskiyen zamanın günümüze ışık tutan yenileridirler. Kimi eskilerde vardır eskiyip gitmiştir, yenisine bir daha ihtiyaç duymayız.
Eskilerinde kendilerine göre bir ruhu vardır, baktığımız zaman bizi ta gerilere götüren… 
Gerilerinde gerisinden, ötelerinde ötesine ufuklar açan… O öyle bir ruh ki, kimi zaman ruhları dindiren, insanı sakinleştiren, telaşeli hayat debdebesinden sıyırtıp sakinliğin ve sessizliğin iklimini iliklerimize kadar hissettiren…
Hazzın ve hızın sefaletinde bir anlık duraksamayla, durduğu yer ile doyduğu yer ikileminden kurtarıp varacağı yerin muhakemesine iten.
Eskiler…
Kimi eskiler de vardır her zamanın/anın muhatabıdırlar, varlıklarıyla var olduğumuzu hissettiğimiz eskimeyen eskilerdirler.
Kimi eskiler vardır paha biçilemez eserlerdir. Bunu kimi zaman bir kitapta, kimi zaman ilmek ilmek işlenmiş bir taşta, taklidi imkânsız bir yapıtta veyahut içimize nakış gibi işleyen bir eserde görmek mümkündür.
Kimi eskiler vardır, okunası kitaplardır… Derinliklerinde nice anılar biriktirirler, birer incidirler. Kimileri inciten türdendirler, kimileri sızlatan, kimileri ise her gün ve her gün yeniden öldüren türdendirler.
Kimi eskiler vardır okumasını bilenler içindir. Geçmişin güzelliklerini acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle, güzelliğiyle, zarafetiyle ama her haliyle tekrar tekrar okumak…
Anılar, bir yerlerde birikmiş hatıralar, yarım kalmış hikâyeler… Sonu olmayan eskilerden yeniler biriktirmek…
Hülasa eski deyip geçmemek lazım. Kimi eskiler efsanedir, dünyanın harikasıdır, bir tanedir. Tek tanedir.
Kimi eskiler de vardır her daim eksiktir… Yeri dolmayan eskidir ama eskiden değildir, eskidir ama her daim yenidir, zamana yenilmeyen eskidir. Ve her daim eksiktir, bir daha yeri dolamayacak eskidir. …
Ve eskiler bize güzel bir ölüm öğütler. Bir yanımız eksik kalarak göçmek bu eskiyen zamanla, göçenler gibi göçmek. Eskiye gömülmek, bir yanımız eksik kalarak. …
Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.




