Ateşe Atılmadan Önce İbrahim Olmak!

📌 Bu yazı bir serinin parçasıdır

Gözlerimizde perde, yüreklerimizde hastalık, bedenlerimizde rehavet arttı!

Lüks evlerimizde oturup, ekranlarda saatlerce izlediğimiz canlı kanlı seyre daldığımız katliam görüntüleri belli ki vicdan sızlattı ama kanatamadı. Sosyal medyalarda orada burada “kınamakla” geçiştirdiğimiz mesajlara kaldı iş.Gazze
Hani cumaya gitmeden Cuma mesajı atmakla cumayı ihya ettiğini sanan Müslüman tiplemeler, hani bu kandil zamanlarını iştahlı mesajlarla süsleyip, ardından aksi istikamette devam edenler, klavye kahramanlığında zirveyi göğüsleyenler, hani bu ayağı tökezlese camii kapısına çarpacak kişiler, ardınca daha sabah namazına kalkmaktan bile aciz adamlar, 24 saatlik whatsap durumlarına vahşeti sığdırıp sıyrılmayı umanlar! Bakınız Gazze’de bombalanan her bir binanın enkazında biz Müslümanlar varız.

Bugün 5 yaşında bir çocuğunuza “nişan” “hedef” eğitimi için eline oyuncak silah verseniz bu entel dantel tiplemeler, ay! Aman! şu bu vs… ayağına girip bambaşka tepkiler verir, ama gerçek hayat öyle süslü püslü olmuyor maalesef.
Hz peygamberimizin sünnetlerinden biri de atıcılık yani ok atmak idi. Nitekim bir hadisinde “Sizden hiç kimse oklarıyla eğlenmekten geri durmasın.” (( Müslim, İmaret 168)) buyurmuştur. Çünkü zamanın şartlarında atıcılık (ok atmak) aynı zamanda bir savaş silahıydı.

Müslüman zamanını en faydalı bir şekilde nasıl değerlendirir, zamanın şartlarına göre kendini nasıl ve ne şekilde geliştirir ve günceller?

Bugün karşımızda ok atanlar değil, üzerimize bomba yağdıran zalimler var.
Biz biliyoruz ki zalimin yüreğinde merhamet değil intikam vardır, zalimin dünyasında acımak değil acıtmak vardır. Buna mukabil karşısında bir güç ve kuvvet yok ise nemruddan kendine bir pay ve hisse de çıkartmasını bilir.
Hz mevlananın mesneviyi nuriyesinde
“Sende Nemrûd’luk var, ateşe atılma, atılacaksan önce İbrahim ol!
Mademki sen ne yüzgeçsin, ne de denizci… Aklına uyup kendini denize atma!
Yüzgeç ve denizci, denizden inci çıkarır, ziyanlardan bile bir hayli fayda elde eder.
Kâmil, toprağı tutsa altın olur; nakıs, altını ele alsa toz toprak kesilir.” Buyurmaktadır.
Evet! Ateşe atılacaksak İbrahimlik vasfı bizlerde ne kadar var önce bunu bilmemiz lazım. Gözlerimizdeki perdeleri kaldırmadan, yüreklerimizde ki hastalıkları iyileştirmeden, bedenlerimizde ki rehaveti üzerimizden atmadan bu kutlu davanın mücahitleri olmaktan pek uzağız. Bu mücadele ise, instagramda fon müzikler eşliğinde story atmaya, tiktok ve benzeri platformlarda kınama videoları çekmeye benzemiyor maalesef.
Halimize esef edip, tevbe edip, dua edelim.
Velhasıl Nemrudun karşısında İbrahim olmak, firavuna karşı musayı kuşanmak lazım gelir.
Hakkı hakkıyla haykıranlardan olmak duasıyla.

Bakınız… Durumumuz

Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.

“Ateşe Atılmadan Önce İbrahim Olmak!” için 1 yorum

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top