Bir gece sancısı tutar, uyanırsın.
Kara bir bulut öfkesini kusar,
Gök bir bıçak gibi gürleyerek keser yeryüzünü.
Yağmur arsız arsız yağmaya başlar.
Aydınlığın yüzüdür ufukta batan,
Pencereye çarpar karanlık,
Doğmayacak bir güneş gibi
Batıyordu aydınlık.
Bir vedalı hüzündü yüzünde okunan,
Artık susuyordu kelimeler,
Çığlığı okunuyordu gözlerinin
Bu feryat sessizlikten de derin.
Şimdi acemi bir çırak gibi
Kalıyor elimde kelimeler,
Adın geçince bir dize de
Ölüm kadar ağır geceler.
Ve şimdi bir hüzün kalır geriye
Bir de inceden bir sızı
Bir gece sancısından geriye kalan
Yarına doğmayan “adı”nın kader yazısı.
Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.




