İlk olmayan ama sonda olmayacak bir olayla sarsılmanın şokunu atlatıyorsun, birşeyler mırıldanır olacakken olaya nerden başlayacağını kestiremiyorsun. Kendinden başlamanın, önce nefsine hesap sormanın olmazsa olmazıyla… …
Orta da hepimizin gözünün içine girecek derecede, gözlerimizin içine sokulacak haklılıkla yaşanan bir olay, tüm utancıyla önümüzde duran minik cansız bir beden! Hani bir insanı daha tomurcukken gömmenin ızdırabıyla sızlanıyorsun.
Bir tomurcuğu daha ömrünün başlangıcında, insanlığa sığmayan bir vahşetle tecavüzle öldürüyorsun.
Bir yönüyle insandan İslam’ı aldığında İnsanın ne derece vahşileştiğini yine insana gösteriyorsun. İmanın kemaliyle oluşan kâmil insanın sultanlığından, imanın zevaliyle ortaya çıkan canavara bürünüyorsun.
Diğer türlü nefsin azmasıyla azımsanamayan sonuçların nerelere mal olabileceğini tahayyül bile edemiyorsun.
Düşün! bir toplum bu hale nasıl gelebilir? Yaşananlar son örnek olmayacağı gibi ilkte değilse bir şeylerin ters teptiğini ne zaman anlayacağız? /Anlayacaksın?
Hani 301 madencinin göçükle vefat ettiği dönemlerde yine vazgeçmediğimiz diziler,
Hani ülkenin bir beka meselesiyle yoğun olduğu, şehitlerin peşi sıra geldiği günlerde tavan yapan survivor,
Hani ahlaktan hayâdan bir nebze nasibini almamış kişilerin evlilik programlarıyla boy ölçüştüğü saatlerde izleye izleye onları zirvelere çıkarttığımız dönemler,
Hani çocuk yaşta olan küçüklerimizi yarışma oyuncağı yaptığımız, kimimiz popülaritesinden,
Birçoğumuz beğenilme arzusundan, bazılarımız kazanalımda helalini haramını düşünmeden yaptığımız gayri İslami işler,
Ölçüsüz örtünmeden doğan rezaletler,
Görecelikle canımızın çıktığı ama nefsimizin doyamadığı objeler,
Kemiyete odaklanıp işin keyfiyetine düşünmeden yaptığımız daha nice işler…
Daha vahimleri dile gelmeden yaşanacakları kestirmek çok zor olmasa gerek. Anlaşılan o ki başımıza taş yağsa yine zevklerimizden ödün vermeyeceğiz. Dilimize dolanan iki üç lanetlik sözleri sarf edip, bir iki sövgüye maruz bırakacağımız cümlelerimizden sonra yaşamamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz… Yine bir dizinin başında, bir programın karşısında, çoluk çocuk ailece bizi manen katleden ruhen öldüren, zihnen zehirleyen kurguları, kudurana kadar izleyeceğiz. Sonra yarın olacak yine bir sapık zihin böylesine cani bir olayla gündemi sarsacak ama insan sarsılmayacak! Tüm insanlığın utancının yüzüne çarptığı yerde yine insan utanmadan aldırmadan yaşamına devam edecek! Hiç tedbir almadan, hiç ibret almadan, hiç ıslah olmadan…
Yarınlar karanlık doğmadan geleceğimizi aydınlatmanın yegâne yolu İSLAMLA bilinçlenmek, hayatımızı “Dinimize” göre yaşamaya gayretli bilinçli bir Müslüman olmak! Zira biz biliyoruz ki yağmurun alameti buluttandır, bulutlara bakarak yağmur yağabilir ihtimalini düşünüyoruz.
Bugün bu yaşadığımız olaylara bakıp geleceğimizin nasıl şekilleneceğini varın siz düşünün… …
Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.




