Eksik kalsın

Bazen eksik kalsın bir şeyler…
Mesela evin duvarında bir çizik olsun, mutfakta yıkanmamış bir tabak dursun…
Çiçeğin yüzü solsun.
Asılı tablolar simetrik hastalığına inat azıcık eğik dursun…
Harfler kelimelere küssün, kelimeler cümleleri üzsün.
Sevinci kursağında kalsın tümcelerin.
https://i.hizliresim.com/E54MWv.jpg
Asılsın her kelimenin kederli cümleleri, çok mu gaddar oldum? Bilemedim ki şimdi.
Bilmem ki neyim? Ben de biraz eksik miyim?
Kapına kadar gelen acemi bir dilenciyim.
Aç kapını içeri gireyim, gözlerinin feri canın ciğeri olayım.
Can ciğer derken uzaklaşmalıyım. Uzaklaşmalı mıyım?
Çok mu oldum? Azalmalıyım, azalmalı mıyım? Ben biraz eksik kalmalıyım…
Gözlerinden düşen bir damla mı olmalıyım?
Dipsiz kuyulara düşmeliyim, düştüğüm kuyular dipsiz olmalı… Dibi olmamalı kuyuların.
Hani dedim ya! Ben biraz acemiyim.
Şimdi Gül isterim ya da gülmesin isterim. Gülsün ama eksik gülsün. Ön dişlerinden bir tanesi düşsün.
Bugün günlerden eksik olsun, eksik mi olsun günlerin?
Bu yazıda eksik olsun, okuyan da eksik okusun…
Ne diyor bu diyen dediğini bulsun ya da bulmasın.
Tam olmasın bir şeyler tam olmasın şeyler, kafamızda bütünleşsin eksik kalan şeyler.
Şeyler de eksik kalsın. Düşüncelerin yamuklaşsın…
Yamuk düşünceli adam olsun.
“Adam” olsun.
Bu yazıda burada son bulsun ya da bulmasın.
Gece ne yedin sen? Yedin mi gece sen? Ne yedin sen gece?
Gündüz müydü? Sahi vakit neydi?
Gündüzler uzadı meğerse geceler cömert!
Cümle cümle lokmalar yaptım, kelimeler su istedi.
Neyse, neyse de eksik kalsın istedim, istedim ki kalsın eksiklikler.

Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.

“Eksik kalsın” için 1 yorum

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top