Çok umut olmayan ancak umutsuz da yol almayan bir hal var üzerimde…
Garipliklerin, tuhaflıkların, yurdundaymışım gibiyim..
Yürüyorum!..
Sokaklarda ki kalabalıklarda kaybolduğumu hissediyorum…
Kimseyi duymadan, görmeden, bilmeden, tanımadan, hatırlamadan, yürümek!..
Atılan her adımda daha da yabancılaşmak…
Kendini kendi içinde kaybetmek…
Kendinden bile kaçmak, kendine bile yabancılaşmak istercesine yürüyorum!..
İÇinde bulunduğum halin koyu karanlığına akmak, güneşe en koyu matemler giydirip yaslarda boğulmak, her adımda daha da eksilmek, en ayaz gecelerin, en hırçın dalgaların kıyılarında gezinmek, kopacaksa kıyameti gönlün en can alıcı yerine doğru yürüyorum!..
Engin fırtınaların hüküm sürdüğü, en hazin sonlarda dramatik sonuçların oluştuğu garipçe bir halle, mağrur benliğin büyükçe tavrını yok edecek adımlarca, hiçliğin en dip yerlerinde bitecek kadarınca yürümek!..
Karmakarışık beynin kendi içinde çatıştığı düşüncelerle yol almak, gerçeğin en acı yüzünü hazmedecek şekilde yudumlamak, gıkını bile çıkartamadan en masum hisleri en gaddar halimce katledecek şekilde yürüyorum!..
Atılan her adımın, üzerine basa basa yürünen her yolun, gözlerin görebileceği her uzaklığın, asırlık mesafelere uzanan her yalnızlığın, her adımda katlanarak büyüyen hüznün, garipçe bir halin acıyan sancıyan taraflarıyla, payıma düşen efkarın çıplak adımlarıyla, yürüyorum!..
Tufanı koptu gönlün! umutlar büyükçe girdaplara çekildi, en büyük dalgalar en yüce dağların uçurumlarına sürükledi…
Hayat kadar canlı baharlar, ölüm kadar soğuk kışları doğurdu…
En kara bulutlar sardı gökkubbemi, öfke kusan fırtınalar hükümünü sürdü, ukteler kemirdi içimi, mutluluk gırtlağımda düğüm, öksüz kalmış tebessümler deruni karanlıklarımda hapsoldu!..
Gömüldü içimin derin topraklarına en acı gülüşler, neşesi yitik çehremin ibretlik çizgilerini dokudu bunca kederler…
Öylesine bir hal garipçe bir tavır yansır yüzüme; negativisit eylemlerin, sığ düşünclerin, saplantısal ruh halinin kangren tutmuş halince yürüyorum…
Sadece yürümek! Ya bir gece vaktı ıssız ya kar fırtına ki amansız, şarıl şarıl yağarken yağmur apansız yürümek…
Ya bir derdin telaşesinde ya içteki buhranların öfkesinde ya da garipçe bakan gözlerin gölgesinde sadece yürümek…
Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.




