Yer değişir, yön değişir, mekân değişir, çevre değişir, ev değişir hâsılı her şey bir değişim ve dönüşüme tabidir, bunların başını çeken insandır ve nihayetinde insan değişir.
Değişim insanda başlar, evvela insan değişir, sonra etrafındakileri de değişim ve etkileşime tabi tutar.
Değişim iki türlüdür; insan ya “iyi”ye ya da” kötü”ye meylederek değişir. İyilik insanın tabiatında olan fıtri bir güzelliktir. Allah c.c’nun bizlere sunduğu güzel bir ikramıdır. İyilik çok yönlüdür, insan iyiliğe meylederek çok güzel ahlaki erdemler kazanır. Bir amaç ve gaye uğruna yaşamını sürdürmeye devam eder. ALLAH c.c Kuranı kerimin bir ayetinde (( Bakara 177 )) bizlere iyiliğin ne olduğunu tarif eder nitekim iyilik kur-ani tabirle “Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.”

İyilik öncelikli olarak bir “iman”ın gereğidir. Ancak gerçekten iman edenler hakiki iyiliğe yönelirler. Onlar gücün parayla ya da mevki makamla olduğu/olacağını değil Adaletle mümkünat bulduğunu bilirler, nitekim onlar kazandıklarının bir kısmını da ALLAH c.c yolunda harcamasını bilir, yoksula ikram eder, yetimi doyurur, muhtaçlara infak ederler. Zira onlar söz verdiklerinde sözlerine sadık kalırlar, zor zamanlara sabreder, bir bela ve musibete uğrasalar bile iyiliklerinden vazgeçmezler. Zira onlar (Gerçekten iman edenler ) “iyilikten maraz doğar” demezler tam tersine “İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.” ((rahman suresi 60.)) derler. Zira gerçek bir iyilik gerçek bir teslimiyetin sonucudur. Teslim olmayan (iyilikle) teselli bulamaz. Müslüman her nerede olursa olsun her kötülüğe iyilikle mukabelede bulunacak, her kötü olanı iyiyle savacak, ((fusillet 34 )) her iyiliği ALLAh’tan gelen bir ikram görecek, başına bir kötülük isabet ederse de kendi yaptıkları yüzünden bilecek. ((Nisa 79))
Nihayetinde insan iyilik etmekle sadece çevresine yararı dokunmaz, aynı zamanda kendine de uhrevi bir yatırım elde etmiş olur. Bu yüzden gerçek iyilik bir imanın gereğidir. İman olmadan yapılan iyiliğin çevresine kıymeti olsa da kendisine karşı faydası olmaz, İslam evvela kendisine de yarar sağlayan bir iyiliğin şartının ALLAH’a, peygamberlerine, meleklerine, kitaplarına ahret gününe, kadere iman etmekle mümkünat bulacağını bizlere beyan ediyor. İyilik aynı zamanda sadece maddi imkânlarla yapılan yardımlar değildir insanın kendisine karşı, Rabbine karşı, yüklenmiş olduğu sorumlulukları yerine getirmekle kendi ruhuna da iyilik yapmış olur. Bu yüzden insan havaya suya muhtaç olduğu kadar ibadete de muhtaçtır. Bedenin gıdaya ihtiyacı kadar ruhunda ibadete ihtiyacı vardır ve nitekim ibadetler insanı iyiliğe sevk edecek güzel değişimlerdir. Bu yüzden insan daha iyiye yönelmek adına değişsin, nihayetinde değişen insan her kötülüğe iyilikle mücadele edecek, her iyilik güzel bir dönüşümle yankılanacak ve dünya itişip kakışan, kusurlarla uğraşan insanlarla değil gerçekten ALLAh için sevdiği şeylerden infak eden ((Ali imran 92)) insanlarla güzel bir dönüşüm geçirecek.
Bu yüzden insan değişsin, zira bu değişim insana iyi gelecek.
Ara sıra uğra.
Burada yeni şeyler yazılıyor.




